NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



      EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



      TÜRKİYE GERÇEĞİ



      KORKUNUN ÇIKARCILIĞIN KURNAZLIĞIN EGEMEN OLDUĞU TOPLUMLARDA ONUR ÇİÇEKLERİ DE SOLAR



      TÜRKİYE GERÇEĞİ

      3/6/2009 - HERŞEY SENDE GİZLİ(CAN YÜCEL)

      Kategori: Can Yucel

      HERŞEY SENDE GİZLİ

      Yerin seni çektiği kadar ağırsın
      Kanatların çırpındığı kadar hafif..
      Kalbinin attığı kadar canlısın
      Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
      Sevdiklerin kadar iyisin
      Nefret ettiklerin kadar kötü..
      Ne renk olursa olsun kaşın gözün
      Karşındakinin gördüğüdür rengin..
      Yaşadıklarını kar sayma:
      Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

      Ne kadar yaşarsan yaşa,
      Sevdiğin kadardır ömrün..
      Gülebildiğin kadar mutlusun
      Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
      Sakın bitti sanma her şeyi,

      Sevdiğin kadar sevileceksin.
      Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
      Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
      Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
      Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
      Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
      Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
      Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
      Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
      Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
      Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
      Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

      İşte budur hayat!
      İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
      Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
      Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
      Çiçek sulandığı kadar güzeldir
      Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
      Bebek ağladığı kadar bebektir
      Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
      Sevdiğin kadar sevilirsin...

      CAN YÜCEL

      3 YorumYorum yaz!Bağlantı

      3/6/2009 - MAL BEYANIM (CAN YÜCEL)

      Kategori: Can Yucel


      MAL BEYANIM


      Avşa adasında üçdaire,dört üçgen,beş dikdörtgen
      Gökyüzünde bir bulut
      Bitlis'te beş minare
      Biri yazlık,biri kışlık iki platonik sevgili
      Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
      Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
      Palandökende bir palan,iki döken
      Kastamonuda üç kasto
      Üç fay hattı
      Bir çarşamba,iki perşembe,üç cuma
      Denizde kum
      Uzayda yerçekimsizlik
      Bir çuval şarap kapağı
      Bir kibrit kutusu sigara izmariti
      Onsekiz saç biti
      Biri İngilizce altı adet küfür
      Bir sürü saç,kıl,tüy
      İki büyük taş kütlesi
      Bir sürü kedi köpek
      Bir adet ağaç gölgesi
      Bir Marmara Denizi
      Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci
      Çalıp çalıp kaçılan beş melodili kapı zili
      Nakit 15 kuruş
      Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bir ömür''


      Can Yücel

      yok YorumYorum yaz!Bağlantı

      9/1/2009 - SENİNLE YAŞLANMAK İSTİYORUM(CAN YÜCEL)

      Kategori: Can Yucel

      SENİNLE YAŞLANMAK İSTİYORUM

      Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.

      Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi. 

      Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte.
       
      Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.

      Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden.

      Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız...

      Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı "herşeyde".

       CAN YÜCEL

      1 YorumYorum yaz!Bağlantı

      9/1/2009 - SENİNLE OLMANIN EN GÜZEL YANI (CAN YÜCEL)

      Kategori: Can Yucel
      SENİNLE OLMANIN EN GÜZEL YANI

       Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?

       Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

       Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

       ''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

       Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

       Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...

       Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

       Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

       Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

       Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

       Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

       Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

       Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

       Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

       Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

       Nereden bileceksin?

       Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.


       Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.

       Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..


       Ama sen hiç benimle olmadın ki...
      YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...
      yok YorumYorum yaz!Bağlantı

      19/9/2008 - BAŞKA TÜRLÜ BİR ŞEY (CAN YÜCEL)

      Kategori: Can Yucel

      BAŞKA TÜRLÜ BİR ŞEY

      başka türlü bir şey benim istediğim
      ne ağaca benzer, ne de buluta
      burası gibi değil gideceğim memleket
      denizi ayrı deniz,
      havası ayrı hava..

      bir başka yolculuk dalından düşmek yere
      yaşadığından uzun

      bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
      ağacın yüksekliğince
      dalın yüksekliğince rüzgarda
      ve bir yeni ömür
      vardığın çimen yeşilliğince

      nerde gördüklerim
      nerde o beklediğim
      rengi başka
      tadı başka..

      CAN YÜCEL

      1 YorumYorum yaz!Bağlantı

      15/9/2008 - AKDENİZ YARAŞIYOR SANA (CAN YÜCEL)

      Kategori: Can Yucel

      AKDENİZ YARAŞIYOR SANA

      Akdeniz yaraşıyor sana
      Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
      Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
      Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
      Köpekler havlıyor uzaktan
      Demin bir çocuk havladı
      Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
      Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir
      Denizi tokmaklıyor balıkçılar
      Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak
      O sesinin sardunyalar gibi konuşkan sessizliği
      Hayatta yattık dün gece
      Üstümüzde meltem
      Kekik kokuyor ellerim hala
      Senle yatmadım sanki
      Dağları dolaştım
      Ben senden öğrendim deniz yazmayı
      Elimden düşmüyor mavi kalem
      Bir tirandil çıkar gibi sefere
      Okula gidiyor öğretmenim
      Ben de ardından açılıyorum
      Bir poyraz çizip deftere
      Bir ada var sırf ebabil
      Dönüyor dönüyor başımda
      Senle yaşadığım günler
      Gümüş bir çevre oldu ömrüm
      Değince güneşine
      Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını
      Gözlerim kamaşınca senden
      Ölüm belki sularından kaçırdığım
      O loş suda yıkanmaktır
      Durdukça yosundan yeşil
      Kulaç attıkça mavi
      Ben düzde sanırdım yıkıntım
      Örenim alkolik asarım
      Mutun doruğundaymışım meğer
      Senle çıkınca anladım
      Eski Yunan atları var hani
      Yeleleri bükümlü
      Gün inerken de öyle
      Ağaçtan izdüşümleriyle
      Yürüyor Balan tepeleri
      Yürüyor bölük bölük can
      Toplu bir güzelliğe doğru
      Kadınım Yaraşıyorsun sen Akdenize

      Can YÜCEL

      yok YorumYorum yaz!Bağlantı

      15/9/2008 - GO HOME HACI GO HOME (CAN YÜCEL)

      Kategori: Can Yucel

      GO HOME HACI GO HOME

      Hişt hacı yaylan bakalım
      Closed dedik be adam
      Pazdos c'est fini
      Başını bekley'cek değiliz a sabaha kadar
      Uyan bre taş arabası
      Gözünü seveyim çileden çıkarma beni
      Go home hacı go home
      Aman beyim alah razı olsun senden
      Bişeyler söyle şu dürzüye
      Kanımı kuruttu iki saattir
      Ne
      Asansöre mi binmiş dedin
      Fırt inip fırt çıkıyormuş
      Hay yedi kat yerin dibine geçsin
      Yıl oldu bu masaya çörekleneli
      Waiter aşağı waiter yukarı
      Bir buçuk şise viski yuvarladı en azından
      Külahıma anlatsın o bu palavraları
      Yok efendim buralarda değilmiş kendisi
      Memleketindeymiş
      New York  mu ne karın ağrısıysa
      Yüz katlı bir binadaymış
      Asansörcülük edermiş
      Üstünde kırmızı yelek
      Altında siyah pantol
      On saattir nöbetteymiş de
      Geberiyormuş uykusuzluktan
      İne çıka zifire kararmış
      Kara su inmiş ayaklarına
      Yediği naneye bak
      Beni de patron sanmış
      Hiç güleceğim yoktu beyim
      Sahi korkmuş mu herif
      Ya kovarsa beni diyor ha
      İş başında uyumasın itoğlu
      Kovarım tabiy
      Evde karısı varmış bekleyen
      İki de oğlan çocuğu
      Öyleyse aklın nerdeydi ulan
      Edebinle çalışaydın
      Siz söyleyin beyim öyle di'mi yani
      Allah layığını versin beyim
      Herif sahiden korkuyor benden

      Hadi hacı yürü bakalım
      Bırak bu patron polimlerini
      Öyle ötlek ötlek bakma yüzüme
      Ha şöyle dayan koluma doğrul
      Ben de yorgunum a ziyani yok
      Bir de taksi buluruz sana
      Ha gayret aslanım ha gayret
      Çoğu gitti ayı kaldı

      Go home hacı go home

       CAN YÜCEL

      yok YorumYorum yaz!Bağlantı

      26/8/2008 - AY! AY! AY! (CAN YÜCEL)

      Kategori: Can Yucel

                                                                                CAN YÜCEL


      1926’da İstanbul’da doğdu. Milli Eğitim eski bakanlarından Hasan Ali Yücel’in oglu. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde Latince-Yunanca okudu. Ögrenimine Ingiltere’de Cambridge Üniversitesi’nde devam etti. Sair, çevirmen ve radyo görevlisi olarak tanindi. Çesitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. 1958’de Türkiye’ye dödükten sonra bir süre turist rehberi olarak çalisti. Ardindan bagimsiz çevirmen ve sair olarak yaşamını sürdürdü. Çevirileriyle de taninan Can Yücel, siir alaninda ilk kitabi YAZINA’dan (1950) sonra uzun bir süre biçim arayışlarıyla oyalandi. Çesitli edebiyat, kültür ve siyasi dergilerde siirleri, edebiyat ve tiyatro çevirileri ile siyasal konularda yazıları yayinlandi. 12 Mart döneminde Che Guevara’nin "Gerilla Harbi" ve "Insan ve Sosyalizm" kitaplarının çevirisi nedeniyle 15 yil hapis cezasina çarptirildi. 1974 affiyla özgürlügüne kavustu. 12 Eylül sonrasinda müstehcen olduğu iddiasıyla "Rengahenk" adli kitabi toplatıldı. Sairliğini, şiirin külhanca raconlarından yararlanarak siyasal inançlarıyla yoğurdu. 12 Ağustos 1999’da Türkiye onu yitirdi


      Ay! Ay! Ay!

      Şu gökteki ay var ya     

      Şu boktan şu yarım ay 

      Bakarsan bakarsan bakarsan 

      Bi tek sözüme bakıyor benim 

      dolunay olmak için 

       

      O bana bakıyor 

      Ben ona. 

      O bana bakıyor 

      Ben ona, 

      Hepimiz ama 

      Hepimiz 

      Hepimiz 

      Bakıyoruz hep birbirimize 

      bakıyoruz hep bakıyoruz 

      ADAM olmak için hep 

       

      Ay! Ay! Ay! 

       

      O bana bakıyor 

      Ben ona. 

      O bana bakıyor 

      Ben ona 

      Canım yanarcasına 

      Ne zaman 

      Ama ne zaman olacak bu iş? 

       

      Bakıyorum bakıyorum da aya 

      Bakıyorum da ayın ayaklarına 

      Yatırmışlar yine Ahmed’i falakaya

      CAN YÜCEL

      KAYNAK:www.devrimyolu.com

      yok YorumYorum yaz!Bağlantı

      18/8/2008 - HALİME TERCÜMANDIM(CAN YÜCEL)

      Kategori: Can Yucel

      HALİME TERCÜMANDIM

      Sözümona insandım
      Hamsiydim buğulandım
      Koynumdaki hatunu
      Havva anamız sandım

      Beyazıt Kulesiydim
      Hem Kumkapıdaki yangın
      Arap itfaiyeciynen
      Kendi derdime yandım

      Pir Sultandım abdaldım
      Düz rakıya dadandım
      Çekip çekip kafayı
      Anacığımı andım

      Banazdaydı bazlamam
      Ve radyodaki reklam
      Yaşamı yandaş sayıp
      Bana bir ekmek bandım

      Arşa vardı feryadım
      Firazda kör kadıydım
      Kararsızlıktan cayıp
      Katlime karar aldım

      Gül benizli isyanım
      Eksi çıktıkça kanım
      Arta durdu bicanım
      Ben ölsem ölsem bile

      Dipdiri o sol yanım

      CAN YÜCEL

      1 YorumYorum yaz!Bağlantı

      18/8/2008 - YAPRAK DÖKÜMÜ(CAN YÜCEL)

      Kategori: Can Yucel

      YAPRAK DÖKÜMÜ


      Sararıp dökülmeden önce kızaran yapraklar ki onlar
      Şan verdiler ortalığa bütün bir sonbahar

      Mevsim dönüp de yeniden yeşermeğe başlayınca rüzgar
      Çıplaklığında o atın yine onlar koşacaklar
      O çocuklar
      O yapraklar
      O şarabi eşkiyalar

      Onlar da olmasa benim gayrı kimim var?

      CAN YÜCEL

      yok YorumYorum yaz!Bağlantı

      <- Sonraki Sayfa ->

      Hakkımda

      TÜRKİYE GERÇEKLERİ TÜRKİYEDE YAŞAMAK TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE

      Bağlantılarım

      Ana Sayfa
      Profilim
      Arşiv

      Kategoriler







      KIZIL KARANFİLLER

      Yayılıyor dalga dalga
      Aşarak mapus duvarın
      Direnişin sesiydi
      Gök gürlemesiydi
      Kolkola kenetlenmiş neferi
      Yürüdüler en ön safta
      Kucaklayarak ölümü
      Teslim olmadılar
      Geri durmadılar
      kararımız kesindir dedile
      Kaydı dört yıldız art arda
      Yararak yoz karanlığı
      Dimdikti başları
      Yiğit yoldaşların


      TÜRKİYE


      ÜÇ YİĞİT YÜREK

      Bizim harmanlarımız masmavi olur
      Buğdayımız başağımız denizdendir
      Deli rüzgarlarımız devrimden eser
      Gece korkar öfkemizdendir
      Şimdi gözlerimiz çoban ateşidir
      Karşı dağlarda hem çok uzak hemde çok sıcak
      Darağacına inat ayak seslerimiz
      Ölüm hem tuzak hem alçak
      Ayaktadır dağlar taşlar ilkbahar
      Ayaktadır tüm sokaklar meydanlar
      Bindağda milyon defa yeşeriyor üç çiçek
      Sevdalı delikanlı yeşeriyor yeşerecek üç çiçek
      Kapkara bir gecede yanar barikatlar
      Gümbür gümbür çarparken üç yiğit yürek
      Kavganın rengidir kızıl dere
      Özgürlüğün günü artık gel
      Şimdi gözlerimiz çoban ateşidir
      Karşı dağlarda hem çok uzak hem de çok sıcak
      Darağacına inat ayak seslerimiz
      Ölüm hem tuzak hem alçak
      Ayaktadır dağlar taşlar ilkbahar
      Ayaktadır tüm sokaklar meydanlar
      Bindağda milyon defa yeşeriyor üç çiçek
      Sevdalı delikanlı yeşeriyor yeşerecek üç çiçek


      TÜRKİYE


      ÜLKEM

      Bir ülkem var düşlerimde gördüğüm
      ama düşlerde bile
      hep hüzünlü hep ölümlü türkülerde
      bir ülkem var düşlerimde gördüğüm
      adını koyamadığım
      yaşayamadığım ülkem
      yıldızlar kadar uzak
      yine yıldızlar kadar yakın
      ve ağlamak kadar içimde
      bir ülkem var düşlerimde gördüğüm
      senin için dağları yıkacağım
      koşacağım rüzgarlara inat
      şafak vakti çıkacağım dağlarına
      ve uğrunda öleceğim ülkem
      sana döneceğim ülkem
      sürgündeki çocukların
      demircinin çıraklarıyla döneceğim
      ve adını koyacağım
      bir ülkem var düşlerimde gördüğüm"


      TÜRKİYE


      EYLEM GÜZELİM

      Nice Ölümler Yaşadık Gülümseyerek
      Yürek Direttik Barikatlarda
      Gözlerini Aradık Sevgilinin
      Eylem Seslerimiz Yankılandı Dağlarda
      Sevgilim Eylem Güzelim Benim
      Yitik Bir Ülkeyi Korumaya Değil
      Yeniden Kurulacak Bir Ülkeyi
      Aşkla Örmeye Benzer Devrimci Olmak
      Hükümlü Sohbetlere Adın Yazılsın
      Varsın Dağlı Desinler Ardından
      Yüreğinde Direncinin Baharın Yeşert
      Yıkılsın İçindeki Yılgınlığın Ateşi
      Sevgilim Eylem Güzelim Benim
      Yitik Bir Ülkeyi Korumaya Değil
      Yeniden Kurulacak Bir Ülkeyi
      Aşkla Örmeye Benzer Devrimci Olmak
      İşte Zamanı Geldi Ayrılmaların
      Susma, Bir Gerilla Gibi Dimdik An Beni
      Yüreğim Yıldızlaşan Yumruğum Benim
      Direnç Gülü Oldun Sen Gökyüzünde
      Sevgilim Eylem Güzelim Benim
      Yitik Bir Ülkeyi Korumaya Değil
      Yeniden Kurulacak Bir Ülkeyi
      Aşkla Örmeye Benzer Devrimci Olmak


      TÜRKİYE


      RÜZGARLA BİR

      Hangi Günün Gecesidir
      Yazı Kışta Bulan Bilir
      Gün İçinden Görünmeden
      Günü Suya Salan Bilir
      Dağlar Düze İner Birden
      Aşkı Sonsuz Kılan Bilir
      Rüzgarla Bir Olan Bilir
      Göl Göl Olur Damda Biri
      Çentik Atar Günlerine
      Sel Sel Olur Diğerleri
      Güneş Güler Tenlerine
      Biri Bine Döner Birden
      Yolu Yakın Kılan Bilir
      Rüzgarla Bir Olan Bilir
      Rüzgar Çocuk Sesleriyle
      Mavi Bir Düş Kurar Gökte
      Sözde Türkü Dalda Çiçek
      Olur Açar Her Yürekte
      Gözden Perde İner Birden
      Düşü Gerçek Kılan Bilir
      Rüzgarla Bir Olan Bilir


      TÜRKİYE


      SENİNLE BİZ

      Ötekilere bıraktık
      Güneşi karşılamayı
      Nasıl, nasıl ama nasıl isterdik
      İsterdik biz de yaşamayı
      Erken öleceğiz seninle biz
      Şafaktan önce öleceğiz
      Madem ki biz Partizanız
      Zincirinin halkasıyız
      Erken ölceğiz seninle biz
      Şafaktan önce öleceğiz
      Anımsar mısın seninle
      Gece nasıl vedalaşmıştık
      Silah sesleriyle yüklüydü gece
      Nasıl heyecanlıydık nasıl
      Kulağımız yüreğimizde


      TÜRKİYE


      DENİZ KOYDUM ADINI

      Nerde kendini bilmez çocuklar,
      Bir sabah öylece çekip gittiler,
      Çınladı alkışlar kör sokaklarda,
      Yankısı kime kaldı?
      Deniz koydum adını,
      Kederi bende kaldı,
      Uzak köyler kurdum birbirine,
      Denizine aldandım.
      Acın surlarında ateşler yaktım,
      Vuruldu şehirler, soluksuz kaldı,
      Kendine çekildi bütün zamanlar,
      Gölgeler orda kaldı.
      Deniz koydum adını,
      Kederi bende kaldı,
      Uzak köyler kurdum birbirine,
      Denizine aldandım.
      Çılgın zamanlarda yaşamak bize düştü;
      ölümün acımasızlığı her zamankinden beter..
      Gidenler, gelenler, düşenler..
      Ah zamanın sonsuzluğunu anlamayanlar,
      Düştuk yola, güzel şeyler bulmak umudu ile,
      Işıkları ile büyük şehirler yol oldu bize,
      İz sürdük yalnızlığa..


      TÜRKİYE


      SEVDA TÜRKÜSÜ

      Adın deler dağ başında karları
      kokun aşar dereleri yarları
      çiçek çiçek kuşatırsın
      dağları telli duvak
      dağları mor salkımlı dağları
      dağları güneş güneş
      dağları...
      sevmek demek kavga demek bilirim
      türkü türkü şiir şiir soylerim
      senden uzak yaşamayı neyleyim
      özlem özlem
      yasak yasak
      neyleyim
      yaprak olur savrulursun yellerde
      destan olur soylenbirsin dillerde
      damla damla suzulursun gullerde
      ozlem ozlem
      gullerde
      sevda sevda
      gullerde...


      TÜRKİYE


      BİR GÖRÜŞ KABİNİNDE

      Ne kadar da ufalmış bedenin
      gözyaşıma sığdın sen
      açlık mı yemiş ömrünü yavrum
      al sütümü iç kızım
      saçların beyazına mı
      sakladın alevini
      yoksa güneş sende mi batıyor
      batıyor geceleri
      eriyen bedenimi düşünme
      göğü giydim üstüme
      yüzünü asma kederine anam
      yiğitler bitmez bizde
      bir ateş olup yaksa da gidişiniz
      analar biter mi
      ölüm toplasa da çiçekleri
      çiçekte tohum biter mi


      TÜRKİYE


      SİZ ÖGRETTİNİZ

      Yaşamak ne, ölmek ne,
      Zulme boyun eğmemek ne
      Eşit özgür bir hayatı
      Zindanda savunmak ne
      Siz öğrettiniz...
      Onur ne, adalet ne
      Halkını, yurdunu sevmek ne
      Ölümün koynunda umudu
      Can vererek büyütmek ne
      Siz öğrettiniz...
      İnanmak ne, bağlanmak ne
      Sosyalizme adanmak ne
      Gün gelince vatan için
      Kahramanca dövüşmek ne
      Siz öğrettiniz...


      TÜRKİYE


      ÖLÜMSÜZ

      Biz ki en sağır kulaklara sevdalar fısıldardık
      sabah serinliği taşırdı ezgilerimiz
      kan uyku infazlar için kapılar çaldığında
      burçlarımızda kefenleri kana bulayıp
      kollarına sardık rüzgarın
      ölüm çaresiz kalıp çığlıklar attı arkamızdan
      o büyük sevdayı bu kadar umutlu
      bu kadar namuslu taşımak için
      tereddüt etmedik eğilmedik
      kanımızla yazılacaktı umudun şiiri
      adını koymuştuk özgürlüğün
      bir kez çıkmıştı ağzımızdan söz
      ve biz pimi çekilmiş yürekle
      dalmıştık karanlığın ortasına
      dilimizde kurtuluş türküleri mataramızda ab-ı hayat
      ve düşerken
      özgürlük renginde bir gülüş vardı yanağımızda


      TÜRKİYE


      SEVGİ KUŞUN KANADINDA

      Sevgi gözümün kökünde yavrucuğum
      Sevgi ne göğün yüzünde
      Sevgi ne yerin dibinde
      Sevgi kuşun kanadında
      Sevgi başucumda
      Ölüm denizin kıyısında anacığım
      Ölüm göğün yüzünde
      Ölüm yerin dibinde
      Ölüm dişimin kovuğunda
      Ölüm soluk alışımda
      Ölüm başucumda
      Sevgi ırak değil içimizde sevdiceğim
      Sevgi soluk alışımda
      Sevgi ırak değil içimizde
      Sevgi kuşun kanadında
      Sevgi başucumda


      TÜRKİYE


      DAĞLAR ATAMADIM SEVDAMI

      Ne güneş yüzü gördüm
      Ne de gökyüzü gördüm
      Derde düştüm beter oldum heder odum ben
      Laf anlamaz söz dinlemez oldu gönlüm
      Dağlar atamadım sevdamı
      Dağlar atamadım sevdamı
      Dağlar atamadım sevdamı
      Dağlar sevdamı söküp söküp atamadım ben
      Güne gün ömre ömür
      Gün gelir gece çürür
      Tomurcuklar ve çiçekler
      Düşer ardına yürür


      TÜRKİYE


      BİLMELİSİN

      Bu yol bizim yolumuzdur
      Gidip geri dönmemek var
      Kalanlarla yola devam
      Umut bizim ışığımız
      Sıra kimde belli olmaz
      Ümit bizim ışığımız
      Bilmelisin bilmelisin ümitsizlik yok
      Sana hoşçakal diyemem
      Ama şimdi gitme vakti
      Yüreğimde çanlar vurur
      Kalbim sökülüyor sanki
      Yüreğinde hasret biter
      Ümitsiz olma yeter
      Gidip de dönmemek var dönüpte görmemek var
      Bu bir veda şarkısıdır yüzüne el sürmemek var
      Bilmelisin bilmelisin ümitsizlik


      TÜRKİYE


      HASRET TÜRKÜSÜ

      Uzundur bu yollar
      Giderim gözüm kara
      Sanmaki dönmem sana
      Beni bekle...
      Seni ben alam..!
      Olaki vurulmuşum
      Senden beterim yalnız...
      Vurulmuşum dağ başında
      Nöbetteyim...
      Sevdalı..!
      Yaralıdır canı yüreğim...
      Hasretinle erir giderim...
      Seni nasıl unutsun bedenim..?
      Gözüm dalar gariplenirim...
      Vurulmuşum besbelli
      Dolanmışım yar beline
      Bir türkü tutturmuşum
      Ağlamaklı hasrete ...
      Yaralıdır canı yüreğim...
      Hasretinle erir giderim...
      Seni nasıl unutsun bedenim..?
      Gözüm dalar gariplenirim..!


      TÜRKİYE


      EYLÜL

      Beni çoktan aştı bu acı
      düştü yüzümden bin kahır
      oturup düşünüyorum
      darbelerin tozunu
      yaşadım diyorum ya ben sana
      birikiyor umutlarım
      kaldı tortuları
      en güzel anıların
      eylül geçmiş kapımızdan
      süpürmüş kalıntılarını ışıkların
      o güneş parlıyor hala
      ay yine bizim


      TÜRKİYE


      ALDI GİTTİ

      Baskın yemiş bir evsem dağılmışsam
      Tutuklanmış kitapsam yakılmışsam
      Bir çift turnaya benzerdi gözleri
      Göğüm öksüz kaldı bakar ağlarım
      Aldı gitti neyim var neyim yoksa
      Kalanlarsa yalım yalım yangınsa
      Bu can bu bedenden ayrılmıyorsa
      Daha çok, hasrete yanacak ömrüm
      Bu can bu bedenden ayrılmıyorsa
      Daha çok acıyla yanacak gönlüm
      Yaktım koca ömrü zaaflı bir anda
      Yarla baharımı kışlara gömdüm
      Eğdim dağ basımı onun önünde
      Yetmedi ardından bakar ağlarım


      TÜRKİYE


      ACIYA GÜLMEK

      Öpüyorsam ayrılığı gözünden
      Söküyorsam yüreğimi göğsümden
      Geçiyorsam gözlerinin içinden
      Geçiyorsam bir çiçeğin özünden
      Sana olan sevdamdandır bilesin
      Meğer ne yalnızız insan olmuşsak
      Yaprak gibi dalda sessiz solmuşsak
      Yeri gelmiş acıya da gülmüşsek
      Yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek
      Sana olan sevdamdandır bilesin
      Karşılıksız sevebilmekse sevda
      Gerçek seven küle dönmüş her çağda
      Elim kolum bağlanmışsa kıyında
      Seydunayım gebermişsem kıyında
      Sana olan sevdamdandır bilesin


      TÜRKİYE


      ÖMÜR GÖZ

      Sen gittin ömrüm boşaldı
      ağzımda dilim yandı
      elim dizim kırıldı
      ömür gözlü cerenim
      eylül de bitti gidince
      şiir de itti hüzün de
      içim çürüdü gizlice
      ömür gözlü sevdiğim
      gönlüme saz ol
      dilime söz ol
      ömrüme yaz ol
      ömür göz, cerenim, ömür göz
      bahçeme bağ ol
      sineme tar ol
      gel mene yar ol
      ömür göz, sevdiğim, ömür göz"


      TÜRKİYE


      GÜNÜN İLK IŞIĞI

      Günün ilk ışığı vurunca dağlara
      Soluğun alırım rüzgarlardan
      Açarım kanatlarım buğulu bir mavzerden
      Dolu dizgin gözlerine
      Günün ilk ışığı vurunca tenime
      Sıcağın alırım başaklardan
      Kömürlü ellerim uzanır göçüklerden
      Dolu dizgin özgürlüğe
      Günün ilk ışığı vurur koyaklara
      Haberin alırım yoldaşlardan
      Al bir pınar olmuş gülbahçe bedenin
      Gülümser sevdamıza


      TÜRKİYE